'Türkiye'nin güvenlik kaygıları karşılanmadığı takdirde süreç ilerleyemez'

'Türkiye'nin güvenlik kaygıları karşılanmadığı takdirde süreç ilerleyemez', Gündem Haberleri.

'Türkiye'nin güvenlik kaygıları karşılanmadığı takdirde süreç ilerleyemez'
Editör: 15Haber
25 Mayıs 2022 - 22:52
'Türkiye'nin güvenlik kaygıları karşılanmadığı takdirde süreç ilerleyemez', Gündem Haberleri. İşte o detaylar;

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İsveç ve Finlandiya ’nın NATO heyetleriyle görüşmesinin gerisinde basın açıklaması gerçekleştirdi. Görüşmelerde Türkiye ’nin beklentilerinin net bir şekilde açıklama edildiğini kaydeden Kalın şöyle konuştu:

* Kendilerine verdiğimiz mesajları şöyle özetleyebilirim; ilk kez NATO bir güvenlik ittifakıdır. Bir Idareli İşbirliği Örgütü veya başka bir odağı olan bir örgüt değildir. Merkezinde, temelinde güvenliğin olduğu bir ittifaktır. Dolayısıyla bu ittifakın en temel konusu; üyelerinin emniyet kaygılarının eşdeğer ve adaletli bir şekilde karşılanmasıdır.

* Bu anlamda NATO ’ya aza olacak diğer ülkelerin de mutlaka mevcut olan aza ülkelerin güvenlik kaygılarını giderecek, bunları dikkate alacak ve bu kaygı endişeleri ortadan kaldıracak, bu ülkelerden kaynaklı terör tehditlerini bertaraf edecek adımları ivedilikle atmaları olduğunu açıklama ettik. Natürel ama İsveç ve Finlandiya ’nın NATO üyelik başvurusu bu ülkelerin güvenlik konsepti tarihinde manâlı bir dönüm noktasına tekabül ediyor.

“YAKLAŞIK 70 YILDIR TÜRKİYE BU İTTİFAKIN İÇERİSİNDE”

İsveç ’in NATO üyeliğinin tarihi bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Kalın, “İsveç bağlamında düşünürseniz takriben 200 yıldır objektif olmayı benimsemiş ve öteki ittifaklara katılmamayı tercih etmiş bir ülkenin acilen Ukrayna Savaşı ardından NATO ’ya üye olması da bu ülkelerin tarihi açısından da NATO ’nun tarihi açısından da manâlı bir kırılma noktasıdır. Bizim NATO ’nun 1952 ’den beri en manâlı müttefiklerinden, üyelerinden birisi olduğumuzda anlaşılır bir gerçektir. Yaklaşık 70 yıldır Türkiye bu ittifakın içerisinde. İttifakın esas ilke ve prensipleri çerçevesinde ittifaka çok önemli katkılar sunmuş ve ittifakın bugüne kadar gelmesinde de çok önemli roller oynamıştır” açıklamasında bulundu.

“PKK, PYD VE YPG ARASINDA HİÇBİR FARKIN OLMADIĞINI İFADE ETTİK”

Türkiye ’nin NATO ’nun en manâlı müttefiklerinden biri olduğuna vurgu yapan Kalın, Türkiye ’nin bu 70 takvim süre her tarafında da dünyanın değişik bölgelerindeki NATO misyonlarına yeralma suretiyle de bu konuda üstüne düşen sorumlulukları fazlasıyla yerine getirdiğini açıklama etti.

Kalın, “Natürel terörün ayrı yüzleri, biçimleri, şekilleri ve dönüşüm geçirerek karşımıza çıkan çehrelerine karşı da bizim kararlılıkla mücadele etmemiz NATO konseptinin de en esas ilkelerinden birisini teşkil etmektedir. Türkiye ’nin emniyet kaygıları bilhassa Türkiye ’ye karşısında terörist çaba sürdürmekte olan PKK, PYD, YPG gibi terör örgütlerinin özellikle Avrupa ülkelerinde bir takım NATO üyesi ülkelerde ve derhal gündemimizde olan Finlandiya ve İsveç ’teki mevcudiyeti ile ilgilidir. Biz muhataplarımıza PKK, PYD ve YPG aralarında hiçbir farkın olmadığını, bunlar arasında yapılan ayrımların bizim açımızdan anlamını ve karşılığının olmadığını açık ve net bir şekilde açıklama ettik” değerlendirmesinde bulundu.

Yakın bir döneme değin Amerika Birleşmiş Devletleri ’nin, Avrupa ’nın pek çok istihbarat örgütlerinin kendi yazılmış kayıtlarında, raporlarında değerlendirmelerinde PYD ve YPG ’nin PKK ’nın Suriye kolu olduğu açıkça açıklama edilmekte olduğunu söyleyen Kalın, “Bizim açımızdan burada herhangi bir değişiklik zaten laf konusu değildir. PKK ’nın Avrupa ’ya gittiğinde yoksa Suriye gittiğinde farklı isimler aşağıda kendini her yerde tanımlamaya çalışmasını bizim açımızdan hiçbir geçerliliğinin olmadığını açıklama ettik. Benzer şekilde FETÖ ’nün bir terör örgütü olduğunu Türkiye ’de 15 Temmuz darbe girişimini gerçekleştiren örgüt olarak 251 insanımızın şehadetine, 1200 den fazla vatandaşımızın yaralanmasına sebep olan menfur bir terör örgüt olduğunu da altını çizdik. İsveç, Finlandiya artı diğer Avrupa ülkelerinde FETÖ ’nün mevcudiyetine karşıda mücadelemizi bugüne dek olduğu gibi bundan sonradan da tam bir kararlılık içerisinde sürdüreceğimizi ifade ettik” açıklamasında bulundu.

“10 YIL İÇERİSİNDE ISTEK ETTİĞİMİZ İADE TALEPLERİ KONUSUNU GÜNDEME GETİRDİK”

“Beklentilerimiz bu terör örgütlerinin oradaki örgütsel, mali, propagandaya dönük medyadaki varlığı ile ilgili fiziki adım atılması konularına odaklandı” diyen Kalın şu ifadeleri kullandı:

* Bununla ilgili ilgili kurumlarımızın hazırladığı bilgileri, belgeleri muhataplarımız ve detaylı bir şekilde paylaştık. Bu bağlamda da özellikle bu iki ülkeden geçtiğimiz 10 sene içerisinde talep ettiğimiz iade talepleri konusunu da gündeme getirdik. Bildiğiniz gibi bizim bugüne kadar İsveç ’ten 28 Finlandiya ’dan 12 iade talebimiz oldu. Fakat maalesef bugüne değin bunların hiçbirisini olumlu bir yanıt almadık.

* Bunların sebeplerini incelediğimizde dosyaları ve raporları önlerine koyduğumuzda da burada bizi ikna edecek hiçbir adli, hukuki ortaya konmadığını gördük. Endişelerimizi muhataplarımızla bugün etraflı bir şekilde paylaştık aynı şekilde paylaştık. Bu bağlamda Türkiye ’ye karşı uygulanan açık yada kapalı gizli veya geniş her türlü savunma sanayi ile ilgili yaptırımların derhal kaldırılması yönündeki beklentimizi de açıklama ettik.

* giderken özellikle Amerika Birleşik Devletleri yöneticilerinin Obama döneminden beri sıkça gündeme getirdiği PKK ’nın PYD ve YPG ’den farklı bir örgüt olduğu, PKK ’nın terör örgütleri listesinde bulunduğu lakin PYD ve YPG ’nin terör örgütleri listesinde bulunmadığı; bu yüzden de bu PYD ve YPG yapılanmasına aleyhinde adım atmalarını acilen yasal olarak mümkün olmadığına dair argümanlarını da bizim açımızdan geçersiz, amaçsız, hükümsüz olduğunu bir kez daha ifade ettik.

“MESAJIMIZI ÇOK NET BİR ŞEKİLDE İFADE ETTİK”

Milletlerarası Affetme Örgütü, Milletlerarası İnsan Hakları Örgütü gibi kuruluşların hazırladığı PYD ve YPG ile ilgili raporlara bakıldığı vakit bu örgütlerin Suriye ’nin kuzeyinde kendi kontrolleri altında olan bölgelerde ne nesil savaş suçunu işlediklerini, kendi vatandaşlarına yani Suriye vatandaşlarına aleyhinde Kürtlere, Türkmenlere, diğer Araplara aleyhinde ne cins suçlar işlediklerini de görüşmelerde ayrıntılı bir şekilde anlattıklarını ifade eden Kalın şu ifadeleri kullandı:

* Bunu zaten biz batılı muhataplarımıza dönem dönem hep dikkatlerine getiriyoruz. Burada YPG ve PYD ’yi aklamak için onları az daha romantize edercesine bu raporların hasıraltı edilmesinin bizim için kabul edilemez olduğunu da açıkça ifade ettik. Özet Olarak ve bütün bu konularda bir zihniyet değişikliğine, bir paradigma değişikliğine gereksinim olduğunun da altını enerjik bir şekilde çizdik.

* Ezcümle Türkiye ’nin güvenlik kaygıları, bedensel adımlarla belirlenmiş bir takvim çerçevesinde karşılanmadığı takdirde sürecin ilerleyeceğine dair mesajımızı fazla net bir şekilde açıklama ettik. Ve bu noktada Cumhurbaşkanımızın bu sürecin başından itibaren yani geçtiğimiz takriben 10 -12 jurnal zaman içerisinde verdiği mesajları ve çizdiği çerçeve alarak ilgili bütün kurumlarımızda muhataplarımızla bu konudaki beklentilerimizin son derece somut olduğunu açıklama ettik.

“BEKLENTİMİZ KURALLARIN VE PROSEDÜRLERİN IÇTEN BİR ŞEKİLDE UYGULANMASIDIR”

Türkiye ’nin güvenliğini korkutma eden terör örgütlerine karşısında mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini kaydeden Kalın şöyle konuştu:

* Türkiye için terör PKK, PYD, YPG gibi terör örgütlerinin uzakta aldırışsız kalabileceğimiz erteleye bileceğimiz, öteleyebileceğimiz bir terör tehdidi olmadığını, tam aksine Türkiye Cumhuriyeti Devleti ’ne ve vatandaşlarına aleyhinde her gün eylem arayışında olan, eylem girişiminde olan terör örgütleri olduğunu ifade ettik. Nitekim ve bu sabah emniyet güçlerimizin ele geçirdiği bir intihar bombacısının da haberini kendileriyle paylaştık. Bunların durmadığını, her lahza her gün bu tür çatışmalar yoksa saldırılar için hazırlık içerisinde olduğunu da ifade ettik.

* Son olarak şunun altını çizdiğimiz ile sizinle paylaşmak isterim 1999 senesinde NATO ’ya üyelik süreci ile ilgili 1 esas ilkeler, kurallar ve prosedürler manzumesi açıklamıştı. 99 zirvesinde ele alınan bu kararla bundan sonradan üyelerin veya aday ülkelerin nasıl aza olacağına dair birtakım ilkeler, prensipler ve prosedürler belirlendi ve 1999 yılından beri de NATO ’ya aza olan ülkelerin tamamı bu kurallara, bu prosedürlere alt elde etmek suretiyle NATO ’ya aza oldular.

* Bizim beklentimiz NATO ’nun kendi içinde de tutarlılığı açısından da bu kuralların ve prosedürlerin içten bir şekilde uygulanmasıdır. bunun dışında bir oldubitti ile aceleye getirerek, birtakım süreçlerin atlanması Özellikle de Türkiye ’nin emniyet endişelerinin karşılanmadığı bir ortamda bir sürecin ilerletilmesi olası olmayacağını tekrar ifade ettik. Muhataplarımız bu konuyla ilgili notlarını aldılar, değerlendirmelerini yaptılar.

* Şimdi dönüp kendi liderlerine takdimde bulunacaklar. Bu raporları kendileri az ettikten sonradan bizim onlarla temaslarımız devam edecek. Önümüzdeki günlerde de kendilerinin bizim bu taleplerimize nasıl cevap vereceğine dair cevaplarını aldıktan daha sonra da biz bu süreci bu görüşmeleri istişare ve müzakereleri ortak olarak sürdürmeye devam edeceğiz.

“BU TOPLANTIDAN ŞU ANDA BİR MÜZAKERE METNİ ÇIKMADI”

Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Kalın, yeni röportaj için bir tarih belirlenip belirlenmediği ve NATO ’nun da görüşmelere dahil olması durumun laf konusu olup olmadığının sorulması üzerine, ilk buluşma olması dolayısıyla yeni mülâkat için tarih ve format konusuna odaklanmadıklarını ve bunun yerine temel çerçevenin içten oturtulması üstüne odaklandıklarını kaydetti.

Kalın, “Natürel ki önümüzdeki günlerde görüşmeler ve istişareler devam edecek lakin bu toplantıdan şu anda hemen şimdi günü, saati muhakkak bir tarih yoksa bir tartişma metni ve çıkmadı. Biz bunu bile bile tercih ettik çünkü biz bir kere çerçevenin muhataplarımız kadar açık ve net bir şekilde anlaşılması için bu müzakereleri yapmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu mesajı şu anda aldılar, acilen kendi başkentlerine dönüp bu değerlendirmeleri liderlerine talep ettikten sonradan bize yapacakları geri dönüşe göre biz bundan sonraki sürecin nasıl ilerleyeceğini kararlaştıracağız” dedi.

“KARARLILIK İÇERİSİNDEYİZ”

NATO Genel Sekreteri ’nin de bu konuda bir önerisi olduğunu açıklayan Kalın, “Cumhurbaşkanımızın da NATO Genel Sekreteri ile bu bir telefon görüşmesi oldu. NATO ’da böyle bir öneri gelirse bunu değerlendiririz. Nasıl bir öneri geleceğine bu alt. Haziran ayı sonunda da biliyorsunuz Madrid ’de bir NATO liderler Zirvesi yapılacak. Ama şunu açık söyleyeyim; bizim zirveye kadar şu konuyu yetiştirelim, bu süreci yetiştirelim gibi bir süre baskısı aşağıda olmadığımızı ifade etmeliyim. Sürecin sağlam bir şekilde ilerlemesini, Türkiye ’nin emniyet endişelerini karşılayacak adımların atılmasına bağlı olarak iletilmesini sağlamak yönünde bir istikrar içerisindeyiz” açıklamasında bulundu.

“LİDERLER DÜZEYİNDE DIĞER GÖRÜŞMELER OLABİLİR”

Görüşmelerin bakanlar düzeyinde ya da liderler düzeyinde gerçekleşebileceğini ifade eden Kalın, “Biz natürel Cumhurbaşkanımızın çizdiği çerçeve ve talimatları doğrultusunda da önümüzdeki günlerde bu süreci takip etmeye devam edeceğiz. Bakanlar düzeyinde röportaj olabilir liderler düzeyinde başka görüşmeler olabilir. NATO Zirvesi öncesinde olabilir, boy de olabilir. Bu önümüzdeki sürecin değişken ve enerjik olduğunu açıklama edebilirim. Biraz işlem bundan böyle bundan sonradan muhataplarımızın bize geri dönüş yapacağı, eylem planı, paketi, yahut önerileri çerçevesinde şekillenecek” dedi.

“OLUMLU TAVRI BİZ GÖRDÜK”

Türkiye ’ye dönük savunma sanayi yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik de adımlar atılması gerektiğini açıklayan Kalın şu ifadeleri kullandı:

* Savunma sanayi ürünlerine dönük yaptırımların kaldırılması yönünde bir olumlu tavrı biz gördük. Bu toplantıda tabii bu sevindirici bir gelişme bu artı gündeme dahil edebileceğimiz önemli bir başlık. Biz natürel Cumhurbaşkanımızın geçen mucizevi NATO liderler zirvesinde dile getirdiği bir konuyu da burada altını çizerek açıklama ettik.

* Ve bunu her platformda da tekrar ediyoruz. O da müttefiklerin birbirine yasaklama uygulamasını prensip olarak doğru bulmuyor, müttefiklerin hele ancak NATO ittifakı bir güvenlik ittifakı olarak terör gibi ortak tehditlere karşı istikrarlı ve azimli bir şekilde uğraş edecekse müttefiklerin birbirine yaptırım uygulaması katiyen kabul edilemez.

* Bu oysa ve oysa ittifakı zayıflatır bizim düşmanlarımızı sevindirir. Bu ülkeyi biz prensip olarak NATO ’daki diğer müttefiklerimizle de paylaşıyoruz. Dolayısıyla ayrıca Amerika Birleşmiş Devletleri ’ne ayrıca diğer bize aleyhinde açık, ya da kapalı, örtülü veya açık yasaklama uygulayan, kısıtlama uygulayan yavaşlatma taktikleri uygulayan, müttefikleri ve öteki ülkelere aleyhinde da bunu bir ilke olarak ifade ediyoruz, bundan sonradan da etmeye devam edeceğiz. (İHA)

'Türkiye'nin güvenlik kaygıları karşılanmadığı takdirde süreç ilerleyemez', başlık adı altında Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir. 'Türkiye'nin güvenlik kaygıları karşılanmadığı takdirde süreç ilerleyemez' haberini okudunuz. Türkiye de en çok Okunan Haber sitelerinden biri olma mutluluğu içerisindeyiz. Siz değerli okuyuculara teşekkürü bir borç biliriz.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum