Soyadım Sansür ama çıkacak bu yasa beni korkutuyor

Soyadım Sansür ama çıkacak bu yasa beni korkutuyor, Gündem Haberleri.

Soyadım Sansür ama çıkacak bu yasa beni korkutuyor
Editör: 15Haber
20 Haziran 2022 - 07:31
Soyadım Sansür ama çıkacak bu yasa beni korkutuyor, Gündem Haberleri. İşte o detaylar;

Muhabirlik yaptığım 30 ’u aşkın yılda ilk defa bu kadar kaygılıyım. İlk kere bu değin endişeliyim. Siyasetçisinden, gazetecisine, hukukçusundan aydınlarına değin herkesin dilinde “Sansür” var. İlk kere soyadım beni korkutuyor, soyadımı duydukça istemsiz ürperiyorum. Iş yaşantım baştan başa en yoğun baskıyı, tedirginliği bu dönemde yaşıyorum.

Gazeteciliğe 1987-88 yılında Kuşadası ’nda başladım. En büyük şansım o dönemin ünlü ismi Mehmet Ali Birand ile benzer ilçede yaşamamdı. Bana verdiği bir öğüdü meslek yaşantım boyunca hep rehber edindim. “Gazetecilik yaparken toplum namına yaptığını unutma; hiçbir süre haberlerini sansürleme” demişti. Elimden geldiğince öğüdüne uydum. Kuşadası gibi turistik bir ilçede yaşadığım ve tahsis yaptığım için, ilçeye farklı alanlara yönlendirilmiş nedenlerle gelen başbakanlar ve cumhurbaşkanlarını peşine düşüp takip ettim. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Turgut Özal, Şimşek Akbulut, Mesut Yılmaz, Ahmet Davutoğlu, Binali Yıldırım, Tansu Çiller, Kenan Cihan, Recep Tayyip Erdoğan ’ı, sayısız bakan ve devlet adamını, bir öyle tanıdık olmayan devlet başkanını ve lideri izledim. Birbirinden ünlü yerli ve yabancı gazeteci, açık fikirli ile tanışma fırsatım oldu. Sorular sordum, yanıtlarını haberleştirdim. Hiçbir vakit yaptığım haberler, sorduğum sorular nedeniyle endişe duymadım.

HABERLERİM ‘SANSÜRSÜZ ’DÜ

Kendimi her tanıttığım ve soyadımı “Sansür” diye söylediğimde yüzlerde bir tebessüm beliriyordu. Adeta binlerce kez, “Bir gazetecinin soyadı ‘Sansür ’ olur mu” sorusunu duydum. Verdiğim cevap ise hiç değişmiyordu, “Soyadım Sansür olabilir, fakat haberlerim sansürsüzdür.” Ödev yaptığım gazetelerdeki mesleki duayenlerden de benzer övgüyü alırdım. Melih Aşık ağabey, “Latif Sansür haberlerini sansürsüz yazar” diyerek beni onurlandırdığı gibi bir çok üstattan, soyadım ‘Sansür ’ olsa da “sansürsüz” haberlerim nedeniyle mesleki çizgime ilişkin övgü aldım. Hiçbir zaman korkmadım, ürkmedim, içten bildiğim, belgelendirdiğim haberlerim için endişe duymadım. Zira, bütün olmazsa da yakın zamana dek gazetecilik mesleği için kısıtlı da olsa evrensel kurallar geçerliydi.

‘SUSTURMAYA ÇALIŞIYORLAR ’

AKP ’nin 20 yılı aşkın iktidarında değişik yöntemlerle basın organlarının büyük bölümünü teslim alındı, tek sesli, duymayan, görmeyen, konuşmayan bir medya yaratıldı. Daima bir fazla gazetede aynı başlık, aynı spot, benzer cümlelerle manşet atıldı. Tekrar Tekrar aynı merkezden düğmeye basılarak benzer kişiler, kurumlar hedef tahtasına oturtuldu. Saygın isimler için yargısız infaz yapıldı. Eğilip bükülmeyi, tetikçi olmayı reddeden binleri aşan gazeteci işsiz kaldı. Bu meslektaşlarımız da çareyi sosyal medyada, internet ortamında seslerini duyurmaya, dönemin koşulları elverdiğince “Sansürsüz habercilik” yapmaya çalıştı, çalışıyor. Bu yeni nesil haberciliğin rahatsız ettiği AKP iktidarı tutarsız ses olmasın, kimse doğruları yazmasın diye yasalar çıkarıyor. Tercih atmosferine girilirken, gerçekleri yazar bu habercilerin sesini kısmaya, susturmaya çalışıyor. “Dezenformasyonla uğraş” bahanesiyle, “ yanıltıcı bilgiyi dağıtım” gibi gerekçelerle gazetecilere 3 yıla dek hapis getiriyor. Kelimenin bütün anlamıyla “Sansür” yasası oluşturmaya çalışıyor.

KİME KADAR YANILTICI?

“Aldatıcı bilgi” nedir, kime tarafindan “yanıltıcıdır” sorusuna gerek değil. İktidarın işine gelmeyen her bilgi “ Yanıltıcı” olarak nitelenebilir. Bir siyasetçinin, örneğin Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan ’ın, “Gezide cami yaktılar” sözlerini haber yapsam, “Gerçeğe tutarsız bilgi” suçunu yaymış olmayacak mıyım? Erdoğan dokunulmaz olduğu için ona “kabahat” sayılmayan sözlerini haber yaparken kabahat işlemiş olacağım? Geçen Kasım ayında “Dolar 10 lira olacak” diyen 2 ’si gazeteci 38 kişi hakkında “gerçeğe tutarsız data” yaydılar diye dava açıldı. Bu gün ise dolar 17 Türk Lirasını geçti. Öngörülerini ifade ettikleri için cezalandırılmaya çalışıldılar.

Latif Sansür, 30 yıllık iş hayatında pek fazla lideri takip etti.

“CİDDİ KAYGI DUYUYORUM”

Muhabirlik yaptığım 30 ’u aşkın yılda ilk defa bu dek kaygılıyım. İlk kere bu kadar endişeliyim. Siyasetçisinden, gazetecisine, hukukçusundan aydınına dek herkesin dilinde “Sansür” var. İlk kere soyadım beni bu dek korkutuyor, soyadımı duydukça istemsiz ürperiyorum. Meslek yaşantım baştan başa en yoğun baskıyı, tedirginliği bu dönemde yaşıyorum. Teklifin yasallaşması halinde kendime “Sansür” uygulayacağım düşüncesini aklımdan silmeye çalışıyorum. Kaygılarımda yalnız olmadığımı iş büyüklerimden, gazeteci ve hukukçu siyasilerden “Sansür Yasası” ile ilgili görüşlerini aldığımda daha iyi anladım.

DÜZENLEME İÇİN KİM NE DEDİ?

Gazeteci kökenli CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel: Kaybedeceğini anlayan AKP iktidarı, seçim sürecini gazetecileri, sosyal medyayı susturarak, toplumun gerçekleri öğrenmesini engelleyerek dinmek istiyor. Basın ve ifade özgürlüğü öncelikle olmak üzere çoğu alanda Abdulhamit ’in istibdat dönemi ile aynı bir dönemi yaşatan AKP iktidarı. Gazetecilere 20 yıldır işkence eden de onları hapse atan da AKP iktidarı. Halkın gerçekleri öğrenmesini alıkoymak ve gazetecilik yapanları hapis tehdidi ile karşı karşıya bırakmaktır. Komisyondan da geçen 29 ’ncu madde ucu açık, yoruma açık olmasının yanında bütün bir sansür düzenlemesidir.

Sertel

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem: Basının yüzde 90 ’ını ellerine geçmiş durumdalar. Egemen, nesnel, gerçekleri yazar muhalif fikirleri de vatandaşa kamuoyuna ulaştıran gazeteciler sosyal medyayı çok kullanıyorlar. Vatandaşın kendisinden gizlenen haberleri de duymasını sağlayan kayda değer bir mecrada ama fikirleri de susturmak ve insanları ödünü koparmak için getirilen bir yasa tasarısı. ardına kadar karşıyız. AKP ’nin sansür göstermek için getirdiği bu yasa teklifine rağmen hiçbir yere varamaz. Bu onun gidişini daha da kolaylaştırıyor.

Erdem

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Istek Gappi:

Biz bu yasa teklifini kabul etmiyor ve mutlaka her zaman birlikte baştan ele alınması gerektiğine inanıyoruz. 29. madde de halkı yanıltıcı bilgileri dağılma ifadesi güvenli olmayan. Aracısız oto sansür uygulamaya yöneliktir. Hangi beyanın doğru olduğunu nasıl kabul edeceğiz. Mesela hükümet, devlet yetkililerinin verdiği beyanlar yer alabilecek mi? Evrensel basın etik ve etik ilkelerine tutarsız bir yaklaşımdır. 30 yıl önce Uğur Mumcu tarikatlarda yetişen gençler gün gelecek Cumhuriyeti yıkmaya teşebbüs edeceklerdir dediği vakit bu halkı aldatıcı bir data miydi? Kabul etmemiz muhtemel değil.

Gappi

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş: Her boyutuyla ağır sansüre niçin olacak, hangi partiye oy verirse versin yurttaşın habere ve gerçeğe erişimi engellenecektir. Haberin hür dolaşımı engellenecektir. Esir gazeteci sayısını artıracak, internet sitelerine, internet sağlayıcılarına ağır para cezaları getirilmesine yol açacaktır. İnternet sitelerine ceza verildiğinde o sitede çalışan gazetecilerin de basın kartı iptal edilecektir. Bu tasarının yürürlüğe girmesi halinde iktidarın hoşuna gitmeyen her haber için dezenformasyon denilerek ceza istenecektir.

Güneş

Soyadım Sansür ama çıkacak bu yasa beni korkutuyor, başlık adı altında Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir. Soyadım Sansür ama çıkacak bu yasa beni korkutuyor haberini okudunuz. Türkiye de en çok Okunan Haber sitelerinden biri olma mutluluğu içerisindeyiz. Siz değerli okuyuculara teşekkürü bir borç biliriz.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum