evde masajmasaj istanbul

Ramazan Bayramı'nda bizi ve çocuklarımızı bekleyen tehlikeli gıdalar

Ramazan Bayramı'nda bizi ve çocuklarımızı bekleyen tehlikeli gıdalar, Kültürel değerlerimizin nesiller arası aktarımının en güzel örnekleri olan bayramlarımız, -her ne değin günümüzde tatile çıkma fırsatı olarak görülüyorsa da- ailelerin bir araya geldiği veya en azında.

Ramazan Bayramı'nda bizi ve çocuklarımızı bekleyen tehlikeli gıdalar
Editör: 15Haber
15 Ekim 2021 - 00:40
Ramazan Bayramı'nda bizi ve çocuklarımızı bekleyen tehlikeli gıdalar,

Kültürel değerlerimizin nesiller arası aktarımının en güzel örnekleri olan bayramlarımız, -her ne değin günümüzde tatile çıkma fırsatı olarak görülüyorsa da- ailelerin bir araya geldiği veya en azından iletişim araçlarıyla seslerin duyulduğu, suretlerin görüldüğü kıymetli zamanlar olma özelliklerini koruyorlar.

Ramazan bayramını çocuklar “şeker bayramı” olarak bilirler. Çaldıkları kapılardan cepleri, torbaları bonbon ve çikolatalarla dolu olarak ayrılırlar. Misafirlere ilk ikram şekerle yapılır. Biraz sohbet edildikten daha sonra tatlı faslına geçilir. Çaylar, kahveler bol şekerli içilir, sıcak havalarda gazlı içecekler ve limonatalar tatlılara eşlik eder.

“Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım” sözü dargınlıkların giderilmesi, uzlaşmanın sağlanabilmesiiçin söylenen, sohbete tatlı eşliğinde devam edileceğini belirten ilginç bir iletidir. 

Tükettiğimiz gıdaların psikolojimize etkisini anlatır bir bakıma. Tatlı yiyorsak kırıcı konuşmamalıyız, alttan almalıyız, empati kurmalıyız gibi alt anlamlar barındırır.

Çocuklarımıza aktardığımız her toplumsal ritüel yararlıdır diyemeyiz. Öyle gördük diye sorgulamadan aktardığımız alışkanlıklar ara sıra ruh ve gövde sağlığını negatif yönde etkileyebilir.

Tükettiğimiz bütün yiyecek ve içecekler kararında alındığında yarar, aşırıya kaçıldığında hasar verme potansiyeline sahiptir. Bizim toplumumuzda bilhassa şeker tüketimi öteki toplumlara tarafından fazla hatta güvenli olmayan bir boyuttadır.

İşlenmiş şeker içeren gıda ve içecekler bağırsaktaki ve vücudun diğer bölgelerindeki patojenleri besleyerek karbonhidratların ve proteinlerin faaliyetlerini kısıtlar. Yani bedenimize giren aşırı şeker ilk kez bağırsak fonksiyonları almak üzere tüm metabolizmamızın dengesini bozan bir etkiye sahiptir. Kolay şeker kaynağı olan meyveler bu özelliği barındırmadıkları için aşırıya kaçmamak kaydıyla rahatlıkla tüketilebilirler. 

Bayramlarda fazla şeker tüketimi, hem metabolizmamızın dengesini bozan, keza de bu konuda sınıfta kalmış toplumumuzda ağız diş sağlığını korkutma eden bir durumdur.

İsmi şeker olan bayramda onu ikram etmemek ve edileni geri çevirmek olmaz ama ziyaretlerin tek hane ile sınırlı olmadığını iyi anlamak ve ısrarcı olmamak da pekâlâ muhtemel.

Seraların olmadığı, meyvenin yalnızca mevsiminde yenildiği zamanları geçeli çok oldu. Her mevsimde her bütçeye uygun meyve harcamak bundan böyle olası. O halde gelin radikal bir kararla bu bayramın adını “meyve bayramı” olarak değiştirelim. Kapımızı çalan çocuklara dilimlenmiş meyveler ikram edelim, konuklarımıza meyve tabakları sunalım.

Ayrıca sağlığımızı koruyacak vitaminleri ayrıca de ihtiyacımız olan zararsız şekeri barındıran meyveler bayramımızın vazgeçilmezi olsun. Bu sıcak havalarda kim buz gibi bir karpuza hayır diyebilir ama? 

Ramazan Bayramı'nda bizi ve çocuklarımızı bekleyen tehlikeli gıdalar, başlık adı altında Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum