Meral Akşener'den Erdoğan'a 'şükürsüzlük' yanıtı

Meral Akşener'den Erdoğan'a 'şükürsüzlük' yanıtı, Gündem Haberleri.

Meral Akşener'den Erdoğan'a 'şükürsüzlük' yanıtı
Editör: 15Haber
11 Mayıs 2022 - 11:41
Meral Akşener'den Erdoğan'a 'şükürsüzlük' yanıtı, Gündem Haberleri. İşte o detaylar;

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM ’deki grup toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ’ın ‘şükür ’ tavsiyesini eleştiren Akşener, “Bu ırk şükretmeyi bilmiyormuş. Bay kriz ve avanesi ak kaşık, suçlu yine milletimizmiş. Millete hakaret ettiği repertuvarına şimdi de şükürsüzlüğü ekledi. Kendine gel Sayın Erdoğan. Allah ’ın kelamıyla siyaset yapılmaz. Sen şükürden bahsediyorsun birincil cuma diyanet şükür fetvası veriyor. bundan başka utanmadan çıkmışsın milletimize fiilen razı olun diyorsun. Fazla beklersin” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ’a şükür konusunda da çağrıda yer alan Akşener ’in konuşmasından satır başları şöyle:

*Sayın Erdoğan ’ın bana kalırsa kaleme aldığı 20 takvim büyük trajedinin bundan böyle ağır ağır sonuna geliyoruz.

*20 sene önce adalet, adalet ve özgürlük yoluna çıkıyoruz diye başa gelenler 20 yılın sonunda cefa ve istibdat yoluna acente oldular.

“TOPRAKLARIMIZ KAÇAK HENDEĞİNE DÖNÜŞTÜ”

*2002 yılının Kasımının serin bir pazar günü milletimizi Avrupa ’ya götüreceğiz diye yola çıkanlar, hatırlayın gündüz vakti atılan havai fişeklerini…

*20 yılın sonunda Avrupa ’ya gidecekken gider ayak Orta Doğu ’yu memleketimize getirdiler. Topraklarımız bir göç koridoruna, bir göçmen deposuna ve bir firari hendeğine dönüşmüş durumda.

“SAYIN ERDOĞAN ’A SESLENMİŞTİM”

*AK Parti ’nin berbat göç politikasının ortaya çıkardığı idareli, toplumsal, insani ve güvenlik sorunlarının çözümü için İYİ Parti olarak 2019 yılı Haziran ayında Antalya ’da İYİ Parti Genel Başkanı olarak Sayın Erdoğan ’a seslenmiştim.

*Senin ergen bir sinirin var ama Türkiye iyi bir yere dürüst gitmiyor. Beni devlet namına görevlendir, yetkilendir. Ben Suriye ’ye gideyim Esad ve çevresiyle görüşeyim ve ülkemizde Suriye ’den gelen göçmenleri ülkelerine gönderelim ’ diye önerge ettim.

*Sonra 2019 yılı Aralık ayında o süre İstanbul milletvekilimiz olan Ümit Özdağ ’ın önerisi ile Güvenlik Politikalarımı Başkanımız Sayın Aytun Çıray ’ın başkanlığında Ankara ’da bir çalıştay düzenledik göç konusunda. O çalıştayın sonunda ortaya meydana çıkan yol haritasını ben milletimizle paylaştım.

*Milletimizin dikkatine sunduk ve o zamandan beri vatandaşlarımızdan gelen şikayetlere kulak vererek uygulayacağımız politikalarımızı ve çözümlerimizi dillendirmeye devam ettik.

*2019 Haziran ’ında başlayan ve devam ettirdiğimiz bir göç çalışmasından bahsediyorum. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.

*Mesela, fazla yıkıntıilginç bir sonuç paylaşayım. Suriyeli sığınmacıların Türkiye ’de kalması halinde 2053 yılında Türkiye ’nin nüfusunun 35 milyonu Suriye kökenli insanlardan oluşacak.

*Bu çalışmaları yaparken yapılması gerekenler konusunda iktidarı uyarmaktan geri durmadık, durmayacağız.

“KONUYU BAĞLAMINDAN KOPARDI”

*Türkiye ’nin yönetimini devralmaya hazırlanmış bir siyasi partinin sorumluluğu ile hareket ettik. İktidar sorunu görmezden gelmeye, zikzaklar çizmeye, yalpalamaya devam etti. Ensar, muhacir kavramları üzerinden konuyu bağlamından kopardı.

*Bir yandan muhalefetin bu konudaki gündemini çalma anlayışına girerek beton ve briket üzerinden ürettiği iddiaya göre çözümlerle günü kurtarmaya çaba etti.

*2019 yılında ülkemizde 4 milyon sığınmacının varlığını tartışırken bugün 6-6.5 milyon mülteci ile karşılaştığımız laf konusu.

*Mülteci sorununu Erdoğan ’ın sığ zihniyeti ile çözemeyiz. İYİ Parti olarak bizim hedefimiz sığınmacıların gayri insani bir şekilde ülkelerine sürülmesi yok dönüşlerinin kolaylaştırılmasıdır. Türkiye ’de kalışlarını caydıracak tedbirleri almayı da bir gereksinim olarak görüyoruz.

*Başta Avrupa Birliği elde etmek üzere sığınmacılara yönelik geliştirilen projelerin artık sığınmacılarının memleketlerine dönüşlerini kolaylaştırmaya karşın olması gerektiğini düşünüyoruz.

*Sayın Erdoğan hiç değilse şu son bir yılda fiziksel adımları atmak mecburiyetindedir. Bütün bu çabalarımızın hedefi ülkemizin güvenliği ve esenliğidir.

*Sığınmacı ve kontrolsüz zor konusunda da akla uygun, rasyonel ve serinkanlı bir yaklaşımla hareket etmeye devam edeceğiz.

*Bu mesele bize tarafından de partiler üstü bir meseledir. O nedenle diyoruz oysa özel bir oturumla, milletimizin gözleri önünde meseleye bakışımızı ve çözüm önerilerimizi her bir siyasi parti olarak ortaya koyalım.

KONUT KRİZİ…

*Bay Kriz inatla ‘faiz sebep, enflasyon sonuç ’ diye ahkam kestikçe, ‘Ben ekonomistim ’ diye kürsü kürsü gezdikçe, milletimizin içinde bulunduğu kriz ortamı maalesef daha da derinleşiyor. Bugün gelinen nokta TÜİK ’in açıkladığı enflasyon oranı bile yüzde 70 oldu.

*Yani kıskandıran bir performansla enflasyonda Arjantin ’i sollamış olduk. Konut krizi ile karşısında karşıya geldik.

*Bu hafta müjde diye açıklanan fakat fiilen vatandaşın konut alma ihtimalini daha da imkansız ayla getiren konut kampanyası barınma krizini daha da derinleştirecek.

Nitekim Bay Kriz bu sözüm ona müjdeyi verdikten daha sonra konut fiyatları bir gecede yüzde 10 arttı.

*Çakma müjdelerinizle milletimizi oyalamaya çalışmayı bırakın. Hemencecik rasyonel adımları atmaya başlayın. İnsanlarımızı daha fazla mağdur etmeyin.

*TOKİ ’nin belli başlı etkinlik alanına, yaşanabilir konutlar inşa etmeye odaklanmasını sağlayın. İnşaat girdileri değişmez olmadığı sürece kaynak artırımı yeterli olmaz.

ERDOĞAN ’A ‘ŞÜKÜR ’ YANITI

*Biz her hafta buradan, memleketimizin yakıcı meseleleriyle ilgili, çözümler anlatırken, önerilerde bulunurken; Bay Kriz ne yapıyor dersiniz? Âdeta kendi eseriyle kibir duyar gibi, ülkemizi içine düşürdüğü vahim tabloyu, izlemeye devam ediyor.

*Elinde bir tek çekirdeği beceriksiz…İzlemekten sıkıldıkça da, kürsüye çıkıp, oldukça çok esiyor… Bundan Böyle alışılmışlık haline getirdiği, “Bol tavsiye, sıfır icraat” siyaseti, kaldığı yerden, tıpkı devam ediyor. Neymiş? Bir şükürsüzlük, bir tatminsizlik, bir kötümserlik, almış başını gidiyormuş…

*Yani, milletimizin sahiden her şeyi varmış, fakat şükretmeyi bilmiyormuş. Yani, Bay Kriz ve avanesi her zamanki gibi ak kaşık, suçlu tekrar milletimizmiş… Vay be… Terörist demişti. Nankör demişti.Millete ettiği hakaretler repertuarına, şimdi de “şükürsüzü” ekledi.

* Milletiyle bağını ayrıntılarıyla koparmış şu zihniyete bir bakar mısınız? Yazıklar olsun.Buradan, Sayın Erdoğan ’a sesleniyorum: Önce “dayanma” dedin, baktın taş çatladı; derhal de şükre mi sığınıyorsun?

*Önce milleti kutuplaştırdın, baktın o da tutmadı;hemen de, Allah ile kul arasına mı girmeye çalışıyorsun? Günahtır, günah!Sen hiç merak etme;

*Bizim milletimiz, her şartta ve her koşulda, şükretmesini gayet iyi bilir. Saray hayatı seni bozduğu için, görünüşe göre unutmuşsun ama; Anadolu ’muzda; “nasılsın?” sorusunun cevabı bile; “Şükür” ile başlar.

*O yüzden bayat tavsiyelerini kendine sakla. Ama, “Yook ben illa hafıza belirlemek istiyorum. Şükürsüzlere şükrü bilgi vermek istiyorum.” diyorsan da; Hay hay…O vakit, örneğin git;Doymak bilmeyen yandaşlarına, şükretmeyi öğret!

*Örneğin git;5-10 ücret alan danışmanlarına şükretmeyi öğret! Örneğin git;15 ücret bölge genel müdürlerine şükretmeyi öğret!

*Örneğin git; İhale arsızı müteahhitlerine şükretmeyi öğret!Mesela git;ATM memurlarına, pudra şekeri sevdalılarına şükretmeyi öğret!

*20 yılda ülkeyi getirdiğin vahim ayla bak. 20 yılda kendini düşürdüğün acınası duruma bak. Şahsen kendisinin sebep olduğu yokluğa, milletinden şükür bekleyen bir Cumhurbaşkanı…

*Doğrusu ibretlik. Elinden alınanlara şükredilmez Sayın Erdoğan! İnsan, sahip oldukları için şükreder. Ama merak etme, eksik kaldı .Memleketin heba ettiğin kaynaklarını;

*Milletimizin cebinden aldığın paraları; Gençlerimizin çaldığın hayatlarını, biz geri vereceğiz!İşte o süre milletimizle; El ele, kol kola, defalarca beraber, her zaman olduğu gibi yeniden şükredeceğiz!

*Fakat senin derdin, milletimizin şükretmesi değil. Sen gerçekten milletimizin, “razı” olmasını istiyorsun.

“KENDİNE GEL SAYIN ERDOĞAN!”

* Bunun için de, her zamanki gibi, beceriksizliğine kılıf arıyorsun. Bunu da, yüce dinimiz üzerinden yapabileceğini sanıyorsun.

*Dün nasıl, Nass ’ı kullandıysan, Bugün de, “şükrü” siyasi menfaatin için kullanıyorsun. Kendine gel Sayın Erdoğan!

*Allah ’ın kelamıyla siyaset yapılmaz. Yüce dinimiz ne buyuruyor? “Tanrısal değerleri kullanarak çıkar sağlayanların, bu sayede yiyip içtikleri şeyler, fiilen cehennem ateşidir.

*Milletimiz kuşkusuz şükretmeyi çok iyi bilir. Hayrın ve şerrin, Allah ’tan olduğuna imanımız tamdır. Fakat sen, Allah ’ın emirlerini bile, kişiye özel menfaatlerine kalkan yapmaya kalkıyorsun.

Sen şükürden bahsediyorsun, birincil Cuma ’da Diyanet, “Şükredin” diye fetva veriyor. Böyle utanmazlık olur mu? Milletimizi içine soktuğun cendereden çıkaracak, hiçbir projen değil.

*diğer taraftan utanmadan çıkmışsın, milletimize gerçekte “razı olun” diyorsun. Fazla beklersin! Biz muhakkak Allah ’a şükretmeye devam edeceğiz, Ama çevirdiğin dümenlere, anlattığın masallara inanmayacağız.

*Hırsızlığa, israfa, kayırmacılığa, eyvallah demeyeceğiz. İşlediğin günahlara, milletimize reva gördüğün, bu yokluğa, bu yoksulluğa, bu çileye, katiyen razı olmayacağız!

Meral Akşener'den Erdoğan'a 'şükürsüzlük' yanıtı, başlık adı altında Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum