evde masajmasaj istanbul

Kelebekler Vadisi 'ndeki şüpheli ölümün seyrini bu rapor değiştirecek

Davanın seyrini değiştirecek detaylar ile alakalı konuşan Semra Aysal'ın ailesinin avukatı Mehmet Kerem Özgen, "İmzalar ve yazılar sanığa ait olmasa deha müvekkile de ait olmadığı ortaya çıkarsa bu poliçenin hiçbir şekilde müteveffa tarafından düzenlenmediği ortaya çıkacak.

Kelebekler Vadisi 'ndeki şüpheli ölümün seyrini bu rapor değiştirecek
Editör: 15Haber
06 Ekim 2021 - 14:21

Davanın seyrini değiştirecek detaylar ile alakalı konuşan Semra Aysal'ın ailesinin avukatı Mehmet Kerem Özgen, "İmzalar ve yazılar sanığa ait olmasa deha müvekkile de ait olmadığı ortaya çıkarsa bu poliçenin hiçbir şekilde müteveffa tarafından düzenlenmediği ortaya çıkacaktır. Müvekkil tarafından bu imzalar atılmadı, yazılar yazılmadıysa bu poliçenin de özellikle tazminatın alınabilmesi için hazırlandığı da ortaya çıkmış olacak" dedi.

İstanbul'un Pendik ilçesinde birlikte yaşadıkları eşi Hakan Aysal ile tatil için Haziran 2018'de Muğla'nın Fethiye İlçesine giden ve 7 aylık gebe olan Semra Aysal, 18 Haziran 2018'de resim çekilirken kayalıklardan düşerek hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili başlatılan soruşturma dahilinde Hakan Aysal'ın bir süre önce karısına 400 bin TL bedel ferdi kaza sigortası yaptırdığı ve üzerine 119 bin TL'lik kredi çektiği öğrenildi. Soruşturma dahilinde gözaltına alınan Hakan Aysal'ın hamile karısını kayalıklardan iterek ölümüne yol açtığını iddiası Muğla Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi göre kabul edildi. 7 aylık hamile kadının ölümüyle ilgili eşi Hakan Aysal'ın ‘Kasıtlı Olarak adam öldürme' suçuyla yargılandığı davanın 6 Nisan 2021 tarihindeki duruşmasında, davalı avukatı tarafından sigorta poliçesi yazısı ile müvekkilinin yazısının dosyada yer aldığını, yazıların birbirinden öbür olduğunun gözle görülebildiğini söyledi. Tekrar aynı duruşmada davalı avukatı, esir sanık Hakan Aysal'ın eşini kayalıklardan ittiğine dair bir belirti olmadığını ifade ederek müvekkilinin tahliyesini ve beraatını talep etti. Duruşma heyeti ise sigorta poliçesinde bulunan imzaların kim kadar atıldığının öğrenilmesi için yazıların ve imzaların kriminal raporunun alınmasına, sanığın tutukluk halinin devamına karar vermişti.

Semra Aysal'ın ailesinin avukatı karara ilişkin açıklamalarda bulundu

7 aylık gebe olan Semra Aysal'ın değişken ölümüyle ilgili açılan davada duruşma heyetinin vermiş olduğu karar ardından ailenin avukatı Mehmet Kerem Özgen açıklamalarda bulundu. Özgen, Aysal'ın ölümü sonrasında hazırlanan iddianamenin hazırlanmasına konu olan poliçenin en büyük delil olduğunu belirtti. 4'üncü ayda davalı avukatının sanığın poliçedeki yazılarının ve imzalarının uyuşmadığı iddiasını mahkemeye sunduğunu belirten Özgen, Ağustos ayında görülen celsede ise, Semra Aysal'ın imzalarını duruşmaya sunduklarını ve mahkemeye sunulan imzalarla poliçedeki imzaların gözle görülür bir farklılık olduğunu dile getirdi. Poliçedeki imzaların Semra Aysal'a ait olmadığını aktaran Özgen, bu durumun kriminal çözümleme ardından kesinleşeceğini söyledi.

Açık ve gözle görülür bir şekilde imzaların Semra Aysal'a ait olmadığı apaçık

Semra Aysal'ın ailesinin avukatı Mehmet Kerem Özgen, “Bu dosyanın, iddianamenin hazırlanmasına konu olan en büyük kanıt zaten bir poliçe. Sanık kaza sonrasında, Semra Aysal'ın ölümü ardından tazminat miktarı olan parayı kendisinin alabileceğini düşündüğü bir poliçe hazırlatmış. Poliçe zarfında da 4'üncü aydaki duruşmada, poliçedeki imzalar ile sanığın imzalarının ve yazının uyuşmadığı yönünde bir bahis ortaya atıldı. Bu tabii ancak kriminal bir inceleme yapılmadan, değişmez olabilecek bir husus değil. Aynı şekilde bir önceki celsede yani 8'inci aydaki duruşmada da biz mahkemeye, müteveffaya ait imzaları sunduk. Bu poliçedeki imzalar ile bizim mahkemeye sunmuş olduğumuz imza örnekleri aralarında gözle görülür bir şekilde farklılık laf konusu. Her ne dek sanık vekili böyle bir iddiada bulunmuşsa da bu kriminal bir incelemeye yan. Her şekilde bu dosya verilen ara karar uyarınca Adli Tıp Kurumuna gidecek ve kriminal bir analiz yapılacak. Ama açık ve gözle görülür bir şekilde imzaların müteveffaya Semra Aysal'a ait olmadığı da apaçık. Bu şart zeka müteveffa kadar böyle bir poliçenin hazırlanmadığını ortaya koymakta” dedi.

Poliçe hazırlanırken aşağı imzası olan banka çalışanına ulaşılamıyor

Poliçe hazırlanırken aşağıda imzası olan banka çalışanına verdiği adreslerde ulaşılamadığının da altını çizen Özgen, “Davalı müdafinin burada doğal olarak kendi müvekkilini savunma amacı ile bunu söylüyor. Böyle bir şart da olabilir, bu gözle tespit edilebilecek bir husus değil belirttiğim gibi kriminal incelemeye tabidir. Ancak imzalar ve yazılar sanığa ait olmasa dahi müvekkile de ait olmadığı ortaya çıkarsa bu poliçenin hiçbir şekilde müteveffa göre düzenlenmediği ortaya çıkacaktır. Burada da şöyle bir parantez açayım; dosya zarfında dinlenilmeye çalışılan, adres araştırması yapılan ancak vermiş olduğu 5-6 adresten de ulaşılamayan bir şahit mevcut. Bu şahit banka çalışanı, bu poliçenin aşağıda imzası olan bir çalışan. Bu poliçenin düzenlenmesi sırasında orada bulunan bir çalışan. Bu kişi tarafından da imzalar ya da yazılar düzenlenmiş, atılmış olabilir. Ama müvekkil göre bu imzalar atılmadıysa, yazılar yazılmadıysa bu poliçenin de özellikle tazminatın alınabilmesi için hazırlandığı da ortaya çıkmış olacak” diye konuştu.

Dosya dahilinde incelenmesi gereken bir tek aslında kriminal rapor kaldı

Dosyada yetkisiz olan tek şeyin kriminal raporun kaldığını aktaran Özgen, “Şuanda dosya kapsamında incelenmesi gereken bir tek gerçekte kriminal rapor kaldı. Rapor geldikten sonra muhtemelen savcılık mütalaasını açıklayacaktır. Mütalaa ardından da mahkeme nihai bir karar verecektir. Biz adalete güveniyoruz, bize kadar her şey apaçık. Poliçenin düzenlenmesi, sanığın ölümden sonraki davranışları tümü bunun planlayarak, kasıtlı olarak olduğunu ortaya koymaktadır. Fakat yargı bir karar vermeden bizim de bir şey söylememiz muhtemel yok, adalete güveniyor ve kararı bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Biz en başından beri adalete güveniyoruz

Öldürülen Semra Aysal'ın Sakarya'nın Akyazı ilçesinde yaşayan ağabeyi Naim Yolcu, “14 Ekim'de baştan mahkemeye gideceğiz, Perşembe gününe denk geliyor. Bu 5'inci mahkemesi olacak. Biz en başından beri adalete güveniyoruz ve tüm davaları takip ediyoruz, gitmeye de devam edeceğiz. Kız kardeşimin faiz olayında olmadığını en başından beri belirtiyoruz. Zaten kendi beyanı var sanığın, poliçe düzenlenirken bankada olmadığı ve imzayı dışarıya attığı yönünde. Geldiğimiz noktada da imzalar düzenli değil. Kriminal sonuçtan sonradan ortaya çıkacak hakiki İnşallah. En başından beri savunduğumuz, kardeşim bir cinayete kurban gitti. Bağlı son sözü hak söyleyecek, adaletimize güveniyoruz. İnşallah hak yerini bulacaktır” ifadelerini kullandı.

Burak Can Tokyürek - Orkun Kaya - Ali Şimşek
 

Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum