Hüseyin Nihal Atsız Kimdir?

Hüseyin Nihal Atsız Kimdir?, H.

Hüseyin Nihal Atsız Kimdir?
Editör: 15Haber
25 Ekim 2021 - 02:11
Hüseyin Nihal Atsız Kimdir?,

H. Nihal Atsız ’ın babası; Gümüşhane ilinin Midi Köyü ’nün, Çiftçioğulları ailesinden ‘Bahir Güverte Binbaşısı ’ Mehmet Başarmış Bey ’dir. Annesi ise Trabzon ’un Kadıoğulları ailesinden ‘Bahir Yarbayı ’ Osman Fevzi Satış ’mağara kızı Fatma Zehra Hanım ’dır.

Hüseyin Nihal Atsız Kimdir?Hüseyin Nihal Atsız, 12 Eş 1905 yılında İstanbul ’birlikte dünyaya geldi. İlköğretimini Kadıköy ’de kâin değişik okullarda, Ortaöğrenimini ise Kadıköy ve İstanbul Sultanilerinde yaptı. Buradaki eğitimlerini tamamladığında ‘Askeri Tıbbiyeye ’ yazıldı.

1922 senesinde Tıbbiye Öğrencisiyken, ‘Türkçülük ’ fikrinin etkisi altına girdi. Pantürkizm akımının önder isimlerinden olan Berrak Gökalp ’mağara cenaze töreninde tıpkı müşavere özne Atsız; münasebetsiz görüşe erbap olan öğrencilerde o çağ kavgaya karıştı. Bu kavgadan kaynaklı adına Askeri Tıbbiyeden ceza aldı. Elan sonrasında ise okuldaki Zenci kökenli ‘Bağdatlı Sevinçli Süreyya Efendi ’ye selam vermediği üzere okuldan atıldı. Hüseyin Nihal Atsız, henüz Askeri Tıbbiyede 3. derslik öğrencisiyken 4 Mart 1925 tarihinde okuldan atıldı.

Okuldan atılmasının üstüne Atsız, ‘Kabataş Ayvaz Lisesinde ’ muallimlik yapmaya başladı. Bu öğretmenlik görevinden sonradan ise Bahir Yollarında çalışmaya başladı. İstanbul ve Mersin arasında planlı seferlere katılıyor, gemide çalışıyordu.

Üniversite Eğitimi

1926 senesinde gelindiğinde Atsız, İstanbul Darülfunun Yazın Bölümüne anahtar oldu. Fakat benzeri hafta sonraları askere çağrıldı. Askerliğini İstanbul Taşkışla 5. Piyon Alayı ’nda asker olarak yaptı ve 28 Orak Ayı 1927 yılında tezkeresini aldı.

1930 yılında Yazın Bölümünden çıkışlı olan Atsız, Mehmet Fuat Köprülü ile birlikte çalışmaya başlamıştır. 25 Ocak 1931 yılında Mehmet Fuat Köprülü, Atsız ’ı özlük asistanı adına işe almıştır. Bu tarihte Atsız kendisiyle bir üniversiteden mezun olan Mahpare Hatun ile evlilik yapmıştır. Fakat bu dünyaevi dayanıklı tafsilatlı sürmemiş, 1935 yılında ayrılmışlardır.

15 Mayıs 1931 yılı ile 25 Eylül 1932 yılları ortada çıkarmış olduğu ‘Atsız Dergi ’ döneminde iri tıpkı külfet yaratmıştır. Anlaklı Velidi Togan, Mehmet Fuat Köprülü ve Abdulkadir İnan kadar edebiyatçılardan oluşan bu Mecmua; Türkçülük fikrini akıbet derece başka boyutlara taşımayı başarmıştır. Bu mecmua sebebiyle Atsız, Cumhuriyet Dönemi Pantürkizm fikrinin öncüsü olmayı başarmıştır.

Kalemi az çok zinde olan Atsız, yayınlamış olduğu mecmuada üniversite yönetimine iğneleyici laflar etmiştir. Türe etmeyen kişilerin darülfünun yönetimine atandığını yazan Atsız, karaca listelerde yerini almaya başlamıştır. Bu dönemde Edebiyat Fakültesi Dekanı, Atsız ’ın darülfünun asistanlığına sonuç vermiştir.

Görevlilik Yılları

Üniversite asistanlığına aynı sonuç sunulan Atsız, Malatya Ortaokuluna Türkçe Öğretmeni yerine tayin edilmiştir. Burada gelişmemiş tıpkısı süre Türkçe öğretmenliği görevini üstlenmiş, 31 Temmuz 1933 yılında Edirne Lisesine Literatür Öğretmeni namına atama edilmiştir. Atsız, Edirne Lisesinde üstelik 3-4 ay büyüklüğünde görevini icra etmiştir.

Edirne ’bile görevini namına getirirken mahiye namına Orhun dergisini yayınlamaya başlamıştır. Türk Sıra Kurumu ’nun o dönemlerde meslek kitaplarında karmaşık bilgiler verdiğini öne sürmüş, Orhun dergisinde kül gerçekleri yazmıştır. Fakat vekâlet yerleşmiş marifetiyle alınan tıpkısı karar sonrası bülten kapatılmış, Atsız 28 Boşluk 1933 yılında bakanlık emrine alınmıştır.

Gücük Ay 1936 senesine gelindiğinde Atsız, Bedriye Bayan ile dünyaevi yapmıştır. Bu evlilikten Baran ve Buğur isimli iki çocuğu dünyaya dirimlik. Mart 1975 yılında Atsız, Bedriye Hanımdan ayrılmıştır.

1944 Turancılık Olayları

2. Dünya Savaşının sona ermesiyle bu arada ülkedeki Komünist hareketlerini nazik oranda hız kazandığını gören Atsız, bunları aynı gözdağı olarak algılamıştır. 5 Ağustos 1942 senesinde “Bizim üzere Pantürkizm ayrımsız zaman meselesi olduğu büyüklüğünde ve lâakal o büyüklüğünde tıpkı vicdan ve kültür meselesidir.” Şeklinde izah fail Şükrü Saraçoğlu ’na Atsız yalınlık tezkere yayınlamıştır. Şükrü Saraçoğlu o yıllardaki başbakandır ve kendisini ‘Pantürkist ’ kendisine adlandırmıştır.

Atsız yayınlamış olduğu kategorik mektupta: “Ahmed Cevat Emre, Pertev Nâilî Boratav, Sabahattin Büyük ve Sadrettin Celâl Antel.” kabilinden isimlerin vatan hainliği yaptıklarını dile getirmiştir. Bu şahıslar o dönemim Milli Yetişek Bakanlığı bünyesinde etkin kişileridir. Atsız bu kişilerin Bakanlığı çevrelediğini ve gençlere engel verdiğini belirtmiştir. Bu sebepten yağlık ‘Milli Yetişek Bakanı Hasan Yüce Yücel ’i istifaya davet etmiştir.Hüseyin Nihal Atsız Kimdir?

Bu küşade betik alelhusus Türkçü gençler eliyle çokça ilişki görmüştür. Başta Ankara ve İstanbul kabil şehirler kalkmak için bir nice şehirdeki insanlar, Milli Terbiye Bakanını istifaya çağırmıştır. Fakat hükümetten haddinden fazla geçmeden cevap gelmiştir. Atsız, 7 Nisan 1944 yılında Boğaziçi Lisesinde öğretmenken, görevinden alınmıştır. Orhun dergisi ise tekrardan vekillik emriyle kapatılmıştır.

Vatan hainliğiyle suçlanan Sabahattin Ali ve diğerleri, bunun konusunda Atsız ’a taşlama davası açtılar. Namına davanın açıldığını duyan Atsız, mahkeme amacıyla trenle Ankara ’evet gelmiş, yüzlerce Pantürkist taze eliyle karşılanmıştır.

Davanın ilk haset 26 April 1944 idi. İlk celse son rütbe hadiseli geçmiştir. Bunun konusunda 3 Mayıs 1944 haset yapılan ikinci oturuma Türkçü üniversite öğrencileri alınmazlar. Darülfünun öğrencileri ise okullarında değişik eylemler düzenleyerek bu durumu ihtarname etmişlerdir. Öğrenciler ortada çıkan olaylarda yüzlerce öğrenci gözaltına alınmıştır.

Bu mahkemede Atsız Sabahattin Yüksek ’ye ‘Vatan Haini ’ dediği üzere 6 ay mahpushane cezası almıştır. Fakat iskonto uygulanarak 4 aya düşürülmüş, elan sonrasında ise ertelenmiştir.

Atsız ve arkadaşlar, Reisicumhur İsmet İnönü eliyle 19 Mayıs 1944 haset kısık eleştirilere maruz bırakılmıştır. Bu nutuk üzerinde Atsız ve 39 arkadaşı 1. Numaralı Örfi Idare mahkemesine çıkartılmışlardır. Alparslan Türkeş üzere subaylarında bulunduğu bu mahkemede profesör, öğretmen, doktor ve öğrenciler yer alıyordu. Hatta bu grubun arasında başarılı subaylarda vadi alıyordu. Murafaa 3 çağ boyunca sürmüş, Atsız ’a 6,5 yıl kodes cezası verilmiştir. Aynı buçuk yıl büyüklüğünde tutuklu kaldıktan bilahare Atsız 23 Ilk Teşrin 1945 yılında serbest bırakılmıştır.

Olaylardan Sonraları

Atsız ’ın sınıf arkadaşı olan Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu dönemin Milli Eğitim Bilimi Bakanı olmuştur. 1949 yılına büyüklüğünde tek işe alınmayan Atsız, Tahsin Banguoğlu sebebiyle Süleymaniye Kütüphanesine tayin edilmiştir.

Tıpkısı müddet süresince kütüphanede uzman adına icraat işleyen Atsız, 1950 yılında Haydarpaşa Lisesine Yazın Öğretmeni kendisine nasıp edilmiştir. 4 Mayıs 1952 yılında Ankara Lisesinde verdiği benzeri konferans sonrasında Cumhuriyet Altını Gazetesinde aleyhine duyum yapılmıştır. Bu haberler üstüne Atsız öğretmenlik görevinden münfail ve vurdumduymaz kütüphaneye gönderilmiştir.

1952 yılından 1969 tarihine kadar Süleymaniye Kütüphanesinde görevini icra etmiştir. Memurluk hayatının yeryüzü detaylı çalışmasını burada yapmıştır.

Yazdığı yazılarda daima Türklüğü ve Türkçülüğü dolay planda tutarık, sair görüşleri ırkları iğnelemiştir. Bu sebepten kontekst 14 Son Teşrin 1973 tarihinde sabah erken saatlerde gözaltına alınmıştır. Doğrudan adına Toptaşı Cezaevine atıf edilmiş, 2,5 kamer cezaevinde kalmıştır.

Atsız Elbette Öldü?

Tarihler 1975 yılını gösterdiğinde Atsız, marazlı olduğundan işkil etmeye başlamıştı. Fakat gittiği her hastanede tek şeyinin olmadığını ve gayet dolgunca olduğunu söylüyorlardı. 10 Mesafe 1975 yılında kalp aksesi geçirmiş, eve mevrut doktor ise ‘Enfarktüs ’ olduğunu anlamamıştır. Bunun üzerinde 11 Mabeyin 1975 haset tekrardan kalp aksesi geçirmiş ve hayata gözlerini sonsuza balya kapamıştır.

Kılınan cenaze namazında önder “Merhumu Pekâlâ Bilirdiniz?” sorusunu sorar. Bu istifham konusunda Fethi Gemuhoğlu “Bu namazgâh taşı; Atsız kadar çeri kişiyi haddinden fazla beş altı görmüştür, öğretmen kibar!” demiştir.

Hüseyin Nihal Atsız ’ın kabri şu anda Karacaahmet Mezarlığındadır.

Izdıraplı ve kip benzeri hayata topluluk olan Atsız şu dizeleri son kez kalem almış ve hayata gözlerini kapamıştır:

Bilsin evren ki ego bu cihanın nesindeyim,
Tıpkısı ülkünün mehabetinin zirvesindeyim.
Dünya denen mezellete dalsın değme talip;
Ben ırkımın izzetinefis taşan efsanesindeyim.


Dizge bire bir özleyişle yaşar… Ego bile öylelikle,
Altaylar ’ın ve Tanrıdağ ’ın çevresindeyim.
Merdanelikle şöyle bakıp ayrılıklara
Serencam menzilin kaygı dolu kaşanesindeyim.
Bundan Sonra veda zamanına kip fazla kalmadı;
Apışık ve bikes ölümün bahçesindeyim…

Kaynakça:


https://tr.wikipedia.org/wiki/Nihal_Ats%C4%B1z
https://islamansiklopedisi.org.tr/atsiz-huseyin-nihal

Edip: Sinan Karadaş

Hüseyin Nihal Atsız Kimdir?, başlık adı altında Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum