evde masajmasaj istanbul

FETÖ 'nün haberleşme programı ByLock 'un lisans sahibi Keynes 'in tutukluluk halinin devamına karar verildi

FETÖ silahlı terör örgütünün şifreli haberleşme programı ByLock'un lisans sahibi David Keynes hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dahilinde 17 Aralık 2020 tarihinde yakalama kararı çıkartılmıştı.

FETÖ 'nün haberleşme programı ByLock 'un lisans sahibi Keynes 'in tutukluluk halinin devamına karar verildi
Editör: 15Haber
06 Ekim 2021 - 16:22

FETÖ silahlı terör örgütünün şifreli haberleşme programı ByLock'un lisans sahibi David Keynes hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dahilinde 17 Aralık 2020 tarihinde yakalama kararı çıkartılmıştı. Keynes, avukatı yoluyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan görüşmeler sonucunda 9 Haziran'a İstanbul'a gelerek teslim olmuştu. Keynes, işlemlerinin tamamlanmasının arkasından İstanbul Adalet Sarayı'nda çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı. Keynes'in ‘silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 7,5 yıldan 15 yıla dek hapis istemiyle yargılanmasına başlandı. İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada tutuklu davalı David Keynes ile avukatı hazır bulundu.

“Kimlik bilgilerim ile ByLock'u kurmuş”

İddianamedeki suçlamalara karşı savunma yapan davalı Keynes, “2002 yılında Green Card kazanarak ABD'ye yerleştim. Orada Atalay Candelen ile tanıştım. Kimlik bilgilerimi kullanarak ByLock'u kurmuş. Bunu darbe girişiminden sonra öğrendim. Öğrendikten sonradan birkaç kişiye data verdim. Kimse ilgilenmeyince benimle ilgili yazı yazar Uğur Mumcu'nun oğluna ulaşmaya çalıştım. Ulaşamayınca İsmail Saymaz'a arkadaşı diye ulaşmaya çalıştım. Saymaz ile konuştuğumda kendisi yazmak istedi ve haber o şekilde ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.

“İki kişiye ağabeylik yaptım”

Türkiye'ye gelme sürecini anlatan sanık Keynes, "Savcı bey ile avukatım aracılığıyla görüştüm. Onlar gelip açıklama vermemi istediler. Bu şekilde gelip ifade verdim" dedi. Örgütte mahrem imamlık yapıp yapmadığına dair soruyu cevaplayan davalı Keynes, "1990 yılında üniversiteyi kazanıp Ankara'ya yerleştim. FETÖ üyeleri ile anlaşamayıp İstanbul'a döndüm. Her Tarafta sınava girdim ama puanım kesildiğinden iyi bir yere giremeyeceğim için Ankara Siyasala geri döndüm. Gölbaşı'na yerleştim. Evde en minik bendim. Yasin ve Akif isimli iki kişiye ağabeylik yaptım. Biz Fen Lisesini kazansınlar diye onları ders çalıştırıyorduk. Fen Lisesini kazanamayacakları anlaşılınca Astsubay Okuluna yönlendirdiler” dedi.

“Beni Fetullah Gülen'in yanına götürdüler”

Savunmasında Keynes, “Örgüt beni gözden çıkarmıştı yaşım da ilerlediği için. O sırada bunalımda olduğum için intihar denemem oldu. Mehmet Samimiyetle kurtardı. Beni 1998 yılında FETÖ elebaşı Fetullah Gülümseyen'in yanında götürdüler. Girdim yanında ve çıktım. Beni tanıştırdılar, 'çıkmak istiyorum' dedim ve çıkardılar. Gülen, yalnızca ismimi sordu. Mehmet Samimiyetle takriben 1.5 saat içeride kaldı" ifadelerini kullandı.

“ByLock'un örgüt kadar kullanıldığını Türkiye'den çıktıktan sonradan öğrendim”

Bylock'un örgüt kadar kullanıldığını sonra öğrendiğini belirten Keynes, "ByLock'un örgüt kadar kullanıldığını Türkiye'den çıktıktan 2-3 gün sonradan öğrendim. Sözde benim çıkmam bekleniyormuş gibi, yurt dışına çıktıktan daha sonra ByLock'u öne çıkarttılar. Türkiye'deyken çıksaydı gidip açıklama verirdim. Yetkililere ulaşmaya çalıştım ancak geri dönüş alamadım. daha sonra gazeteci Uğur Mumcu'nun oğlu benimle ilgili köşe yazınca Cumhuriyet'e ulaşmaya çalıştım. Twitter'da İsmail Saymaz ile dost olduklarını gördüm. Hürriyet'i arayıp Saymaz'a ulaştım. Saymaz, haberi kendisi gerçekleştirmek istediğini söyleyince Mumcu'nun oğlu ile görüşeceğime Saymaz ile görüşeyim dedim" diye konuştuk.

“Beni şirketteki çaycı gibi düşünün”

Savunmasında, ByLock programı ile ilgili konuşan sanık, "ByLock kripto bir program. Atalay Candelen bu programı almış. 2013 yılı 29 Aralık ile 2014 Mart arası kapalı devre olarak kullanılıyor. Bunlar kullanım indirilen programlarda yoktu. sonra koyuldu. Hakimler, savcılar ve mahrem imamlar kullanıyordu önce. sonradan MİT'in programı çözdüğünü öğrenince üstteki kesimleri çektiler programdan. Beni şirketteki 'çaycı Mehmet' gibi düşünebilirsiniz. Hiçbir şeyden haberim yok" dedi.

“İsmimden dolayı bombacı diye gözaltına alındım”

Savunmasında Keynes, “Darbe girişiminden ancak ay önce örgüt üyeleri olacağını konuşuyordu. ABD'de marketlerde vs. de konuşuluyordu” diyerek, darbe girişimi ile ilgili konuştukları sırada kendisinin Türkiye'nin 1980'li yıllarda olmadığını, böyle bir olayda halkın ayaklanacağını söylediğini oysa örgüt üyelerinin bir kişinin kafasına sıkıldığı takdirde herkesin kaçışacağını savunduğunu belirtti.

Aza dominant, sanık Keynes'e darbe girişimi hakkında çoğu şeyden haberden olduğunu belirterek, örgüt ile bağlantısını ne süre kestiğini sordu. Davalı Keynes, 1997 yılında örgüt ile bağının bittiğini fakat örgütten arkadaşları olduğunu öne sürdü. Hakimin, örgüt üyelerinin kendisiyle niçin bilgi paylaştığını sorduğu Keynes, ABD'de darbe girişimi ile ilgili konuların rahatlıkla konuşulduğunu bahis etti.

“Sanık 2017'den bu yandan çaba veriyor”

Sanık avukatı Abdurrahman Bayramoğlu ise savunmasında, "Keynes, Türk gençliğinin kırk yılını çalan örgüt ile ilgili her şeyi izah etmek için 2017'den bu yana mücadele veriyor. Sanığın şahit koruma programına alınmasını ve tahliyesine karar verilmesini istek ediyoruz" ifadelerini kullandı. Avukat Bayramoğlu, davada gizlilik kararı verilmesini talep ederek, karar verildiği takdirde sanığın bir şeyler daha anlatabileceğini söyledi.

Duruşmada şahit olarak dinlenen Cihan Arıkan ise, sanığı fazla pozitif tanımadığını, üniversitedeyken FETÖ'nün yurdunda kaldıklarını söyledi. Sanığın suçunun vasıf ve mahiyeti dolayısıyla tutukluluk halinin devamını isteyen Cumhuriyet savcısı, bir sonraki celse dinlenmeyen tanıkların dinlenmesini istek etti.

Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, şahit gazeteci İsmail Saymaz hakkında zor kullanarak getirme kararı çıkarılmasına hükmetti.

Sanığın tanık koruma programından yararlanması ve duruşmaya gizlilik kararı getirilmesi taleplerini reddeden heyet, davalı avukatının gizlilik kararı getirilmesine rağmen sanığın söyleyecekleri olduğuna dair beyanı sebebiyle, sanığın bildikleri hususunda yeniden beyanının alınması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına hükmetti. Heyet, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

“içinden gelerek Türkiye'ye gelen adam esir yargılanmaya devam ediyor”

Duruşmanın gerisinde açıklama yapan sanık Keynes'in avukatı Abdurrahman Bayramoğlu, “Demek ki artık Türkiye'de etkin pişmanlık hükümleri uygulanmıyor. Amerika'dan içinden gelerek kalkışıp, Türkiye'ye gelen bir adam tutuklu yargılanmaya devam ediyor. Müvekkilin daha anlatacağı bir şey yok. Onlar istediklerini yazıyor, istediklerini yazmıyor. Kapalı yapılmasını istek ettik. Kapalı olmasına gerek değil. Bundan sonra her şey açık” ifadelerini kullandı.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 35 sayfalık iddianamede, şüphelinin 15 Kasım 2011 tarihinde ABD'ye gittiği ve buradan Amerikan vatandaşlığı alarak Alpaslan Demir olan ismini David Keynes olarak değiştirdiği kaydedildi. İddianamede, şüphelinin örgütün Işık Evlerine gittiği, evlerde konakladığı, şakirtlik programına alınarak örgütün şakirdi haline geldiği, örgüt içerisinde görevler üstlendiğini, Kütüphane Sorumlusu ve Belletmenlik görevlerinde bulunduğu ve örgütün en kayda değer yapılanma alanı olan mahrem yapılanmada TSK Mahrem Yapılanmasında Hoca (Grup Abisi) konumuna dek yükseldiği vurgulandı.

Keynes'in yaşadığı olumsuzluklardan örgüt sorumlusunu sorumlu tuttuğunun belirtildiği iddianamede, örgütle ilgili mahrem bilgileri köşe yazarına vermesi üzerine bana kalırsa örgüt elebaşı Fetullah Güler Yüzlü'in belirsiz ile görüştüğü, Keynes'in sahip olduğu mahrem bilgilerden nedeniyle uygun olanaklar sağlanarak Amerika'ya gönderildiği, örgüt elebaşının talimatı ile örgüt içi dar yazışmalarda kullanılacak kriptolu yazışma programının bölge adı kiralanması, Google Markete ve Apple Markete yüklenmesinde şüphelinin kimlik ve kredi kartı bilgilerini kullandırtarak yardımda bulunduğu vurgulandı. İddianamede, belirsiz Keynes'in ByLock programının geliştirici Atalay Candelen'in ortağı ve yetkilisi olduğu Base Bilgi Teknolojileri Limited Şirketinde SGK kaydının yapıldığı anlatıldı.

Şüphelinin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü içerisinde dağıtılmış ve yoğun şekilde saptama edilen eylemleriyle örgüt ile organik tahvil içerisine girip örgüt talimatları doğrultusunda faaliyetlerinin bulunduğuna dair delillerin elde edildiğinin kaydedildiği iddianamede, deliller doğrultusunda şüphelinin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü içerisinde yer aldığı bu vesile ile ‘FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyeliği' suçunu işlediği yönünde hakkında halk davası açılmasını gerektirir tatmin edici belirsizlik oluşturacak kanıt bulunduğu belirtildi.

Şüphelinin yurt dışında bulunmakta iken isteyerek gelmek istediğini ve etkili pişmanlık hükümlerinden muamele etmek istediğini başvuru ile bildirmesi üstüne kendiliğinden Türkiye'ye geldiğinin anlatıldığı iddianamede, alınan ifadesinde etkili vicdan azabı hükümlerinden faydalanmak istediğini demeç ettiği ve bir kısım şahıslarla birlikte örgüt içerisinde faaliyetlerinin olduğunu, örgüt ile bağlantısının bulunduğunu ifade ettiği, beyanında belirtmiş olduğu bir kısım şahısları teşhis ettiği, ByLock programı ile ilgili beyanlarda bulunduğu, bu programla ilgili kişileri teşhis ettiği ve mailine gelen bir kısım Apple Marketten gelen mailleri kendi rızası ile sunduğu, Etkin Pişmanlık Hükümlerinden yararlanmasının yargılama sonucunda mahkemece değerlendirilmesinin gerektiği vurgulandı.

İddianamede, Keynes'in ‘silahlı terör örgütüne aza olmak' suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi istek edildi.

İrem Demir - Sema Demir

Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum