'Bilgiler doğru mu değil mi onu tespit etmek bize düşüyor'

'Bilgiler doğru mu değil mi onu tespit etmek bize düşüyor', Erzurum ’da, düzenlenen ‘Binbir Hatim Duası ’na katılan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi ’nde ‘İslam ’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince ’ konulu bir konferans verdi. Val.

'Bilgiler doğru mu değil mi onu tespit etmek bize düşüyor'
Editör: 15Haber
14 Ocak 2022 - 21:26
'Bilgiler doğru mu değil mi onu tespit etmek bize düşüyor',

Erzurum ’da, düzenlenen ‘Binbir Hatim Duası ’na katılan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi ’nde ‘İslam ’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince ’ konulu bir konferans verdi.

Vali Okay Memiş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, akademisyenler, öğrenciler ve din görevlilerinin katıldığı konferansın başlangıç konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, “Bilgiden Bilince” konulu söyleşi vesilesi Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ’ı Atatürk Üniversitesinde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ülke yükseköğretimine 65 yıldır hizmet eden, kayda değer bir geleneğe ve büyük bir tecrübeye sahip olan, kurulduğu günden bugüne kendini akademik ve bilimsel mükemmelliğe varmak çabaları ile tanımlayan Atatürk Üniversitesinin bölgenin göz bebeği olduğunu açıklama ederek, “Ülkemizin geleceği olan üniversitemizde, özverili idare kadromuz ve donanımlı akademisyenlerimizle birlikte yürüttüğümüz ve vizyonumuzun gereği olan “Yeni Cins Üniversite Tasarım ve Dönüşüm” çalışmaları sonuçlanmış ve üniversitemiz bundan böyle bir Araştırma Üniversitesi olma statüsü kazanmıştır. İfade etmeliyim fakat bu süreçte iman ve irfanın eşlik ettiği “bilgi” daima olduğu gibi çalışmalarımızın merkezinde yer almıştır” biçiminde konuştu.

“GENÇLERİMİZİ İLMİN AYDINLIĞINDA BULUŞTURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Dinin fonksiyonel olmasının öneminin gün geçtikçe arttığını bildiren Rektör Çomaklı, “Bu bağlamda bilhassa çocuklarımız ve genç neslin inşasında İslâm dininin ön gördüğü dünya görüşünün bir bütünlük içinde ortaya konması, veri yöntemleri ile işlenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu da oysa dinç bir şuur, öz bilincin tesisi ve ulusal-manevi değerlere sahip çıkmakla mümkündür. Bu değerleri saklamak ve gençliğimizin inşâ ve ihyâsını sağlamak noktasında her daim destek aldığımız, gayretleriyle bizlere güç veren ilimiz müftülüğüyle etkin iş birliğimizin sonuçlarını olumlu bir şekilde alıyoruz. Yarınlarımızı, yani geleceğimizi inşa ederken, gençlerimizi Kur ’an ’ın ve onu beyanname eden Sevgili Peygamberimizin ahlakıyla, ilmin aydınlığında veri ve etkinliklerle buluşturmaya devam edeceğimizi buradan açıklama ediyor, programın hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

BAŞKAN SEKMEN: GENÇLERİMİZE OLAN İNANCIMIZ HİÇBİR ZAMAN DEĞIL OLMADI

Allah ’ın insana verdiği ömrün bir sınav süreci olduğu belirterek konuşmasına başlayan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise gelip geçici ömrün en hoş çağlarının gençlik dönemi olduğunu söyledi. Başkan Sekmen: “Gençliğin telaşı, güzelliği, enerjisi ne değin fazlaysa sorumluluğum da böylece fazladır. Bizim gençlerimiz Allah ’ın yolunda ona güzel kul yapabilmek için çaba etmelidir. Bu mücadele, insanlık içindir. Kuşkusuz islam, barışma dinidir hak dinidir. Allah ’ın indirdiği kitabı okuyan bir genç, onu anlayan bir genç, kuranı hayatına uygulayan bir genç defalarca insanlığa işe yaramak için çalışır. Bilimde üretir, ilimde üretir. Aslolan bu güzel çağların ne dek güzel geçirildiğidir. Sözlerime son verirken kıymetli Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Hocamıza, evliyalar şehri Erzurum ’da görmekten nedeniyle mutluluğumuzu anlatmak istiyorum. Böylesi anlamlı il buluşmalarının da hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

VALİ MEMİŞ: “SORUMLULUKLARIMIZI YERİNE GETİRMEK İÇİN FAZLA ÇALIŞMALIYIZ”

İslam medeniyetinin bir data ve ilim medeniyeti olduğuna uyarı çeken Erzurum Valisi Okay Memiş, “Okumayı, anlamayı, aklı kullanmayı, bilgiye sahip olmayı emreden ve öğüt eden çoğu ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerin varlığını hepimiz biliyoruz. Bilgiye sahip olanlar dünyayı yönetir. Bilgi en büyük güçtür. İyilik için kullanılırsa insanlığa hizmete, hukuk ve ahlak tanımayan insanların elinde ise insanlık için felakete dönüşür. Böylesine kritik bir dönemden geçtiğimiz günlerde gençlerimize her zamankinden daha büyük görevler düşmektedir. Ülkemizi ve milletimizi geleceğe güvenle taşıyacak olan bilgiyi üretecek gençlerimizdir. Devletimiz bu noktada üstüne düşeni yapmaktadır ve yapmaya da devam edecektir. Hiçbir öğrencisini mağdur etmeyen, barınma problemi yaşatmayan, öğrenme noktasında bütün imkânlarını seferber eden devletimize ve fedakârlık göstererek bizleri bu zamana kadar getiren aziz büyüklerimize sorumluluklarımızı yerine getirmeli ve çok çalışmalıyız. Sizlere olan inancımız tamdır” biçiminde konuştu.

ERBAŞ: “BİLGİ, İYİLİK İÇİN KULLANILIRSA İNSANLIĞA HİZMETE DÖNÜŞÜR”

İslam medeniyetinin bir ilim medeniyeti olduğunu dile getiren Diyanet İşleri Başkanı Başkan Ali Erbaş ise, Kur ’an-ı Kerim ’de akletme, tefekkür, tedebbür ve tezekkürü vurgulayan böylece çok ayeti kerimenin olduğunu anlatarak, “Tabiatı araştırmaya, evreni tefekküre yönelten ve yaratılışa dikkat çeken öyle çok ayeti kerime vardır. Hayatın gayesi, öbür dünya ve varoluşun hikmeti ile alakalı böylece çok ayeti kerime vardır. İnsanoğlu, kendisi ve âlem ile ilişkisini vahyin kılavuzluğunda kurduğunda; bireysel, toplumsal ve küresel boyuttaki amaç krizini ve varoluşsal bunalımlarını sekinete dönüştürecektir. Nitekim peygamberlerin mirası üstüne yükselen, vahiy ve hikmete dayalı köklü bir ilim geleneği oluşturan İslam medeniyeti, bunun en maddesel göstergesidir” açıklamasında bulundu.

ÖRNEKLERLE ORTA ÇAĞIN İSLAM BİLGİNLERİNİ ANLATTI

Erbaş, Müslümanların, artı bilimlerle ne dek meşgul olmuşlarsa dini ilimlerle de o kadar meşgul olduklarını anlatarak, “İbn-i Sina tıpta ne kadar tepe ise felsefede de öyle tepe olmuş. İbn-i Sina ’nın ‘El-Kanun Fi ’t Tıp ’ isimli kitabını asırlar baştan başa tüm dünya üniversiteleri ders kitabı olarak okutmuşlar, felsefede yazdığı kitaplardan bugün biz istifade ediyoruz. Dini ilimlerde İbni Sina fıkıh tefsir, hadis, 11 yaşında hafız olmuş ve oradan başlamış. Yalnızca orada kalmamış musiki ile ilgili kitap yazmış. Farabi ’de öyle. Farabi ’nin bir kitabı var bende, ‘ud metodu ’ diye. Biz onu felsefeci biliriz ulüm-u islamiye, dini ilimlerde kendisini çok iyi yetiştirmiş bir bilgin biliriz, sosyolojide, felsefede. Ama aynı zamanda bin yıl önce ‘ud metodu ’ diye bir kitap yazmıştır. Biruni ’ye bakıyoruz, 11 ’inci asırda hani ortaçağ karanlığı diyorlar ya. Batı orta devir karanlığı içerisinde hemen hemen debelenirken Biruni, kimya ile ilgili öyle tecrübi araştırmalar yapmış, deneyler yapmış bugün en gelişmiş laboratuarlarda, en gelişmiş teknolojik aletler ile yapılan deneylerle Biruni ’nin yaptığı deneyler çok yakın birbirine. Onun için 11 asra ‘Biruni Asrı ’ denilmiştir. Matematikte, fizikte, kimyada, cebirde, geometride tüm bu bilimlerin aslı Müslümanlar kadar bulunmuştur” diye konuştu.

“BİLİM VE BİLGİYE RAĞMAN TARİHİN EN BÜYÜK KRİZLERİNİN YAŞANDIĞINI GÖRMEKTEYİZ”

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, gençlere kendilerini farklı alanlarda yetiştirmeleri önerisinde bulunarak şunları söyledi:

“Dünyada her alanda köklü değişikliklerin yaşandığı hepimizin malumudur. 18 ’inci yüzyıldan itibaren batı merkezli bir girişim da bilhassa data alanında şuna vurgu gerçekleştirmek isterim. Veri alanında yaratıcıyı ve aşkın boyutunu öteleyen parçacı bir yönelim öne çıkmış ve bu teşebbüs dünyanın her yerini az veya fazla etkilemiştir. Bugün küresel olarak yaşanan birçok sorun ve krizin temelinde işte batı merkezli artan bu bilim anlayışının insana, evrene ve hayata bakışındaki egoistlik ve insanın Allah ’la ilişkisi bağlamında oluşturduğu marazi ve paradoksal yaklaşımlardır. Yaşadığımız son 2 asra yakından baktığımızda bilim bilgi ve felsefenin oldukça öne çıkmasına rağmen kişisel ve toplumsal anlamda tarihin en büyük krizlerinin yaşandığını görmekteyiz. Bilimsel, teknik ve sosyal alanda yaşanan gelişmelerin insanlığı niçin daha güzel bir hayata taşımadığı sorusu oldukça önemli ve üzerinde düşünmeye değer bir mevzudur.”

“BİLGİYE VARMAK KOLAY FAKAT BİZ IÇTEN BİLGİNİN PEŞİNDEN KOŞACAĞIZ”

ACILEN yaşanmakta olan çağda bilgiye ulaşmanın çok basit olduğunu da söyleyen Erbaş, “Şimdi fazla kayda değer bir tümce kuracağım buraya dikkat, bilgiye gelmek kolay lakin dürüst bilgiye varmak alabildiğine zorlaşmaktadır. Ortalıkta bilgi dolaşıyor, bilgiler dolaşıyor lakin bu bilgiler dürüst mu yok mi onu saptamak bize düşüyor. Içten bilginin peşinden koşacağız. Enformasyon çağında bilginin ve hakikatin alabildiğine manipülasyona maruz kaldığına tanık oluyoruz. Biz sahih bilginin, içten bilginin peşinden koşacağız” dedi.

“HER TOPLUM KENDİ KİMLİĞİNİ YANSITAN BİR YOL İZLEMELİDİR”

Her milletin ancak kendi uygarlık değerleri ile yükselebileceğini gösteren Prof. Dr. Erbaş, “Elbette insanlığın evrensel değerlerini sahiplenme ve insanlığın ortak birikiminden istifade etme önemlidir. Başkalarının ulaştığı netice ve bu sonuca götüren metottan istifade etme ve öğrenme ameliyesi de önemlidir. Ancak salt taklitçi bir hoşgörüyle ileri gitmek asla olası değildir. Her birey ya da toplum kendisine özgün ve kendi kimliğini yansıtan bir yol izlemelidir. Bu göz ardı edildiğinde insanı bekleyen en büyük tuzak kendisine yabancılaşmasıdır. Kendi köklerinden ve özgün değerlerinden uzakta kalan insan, çevresinin onu tanımlamasının esiri olacak ve o çevrenin bir nesnesi haline gelecektir. Çünkü eğitim sürecinin en esas unsurlarından olan “bilgi” tek başına bir anlam ifade etmemektedir. Ana manâlı olan bilginin insan zihni ve kalbiyle buluşunca nasıl bir davranışa yol açtığıdır” dedi.

“BÜTÜN GAYEMİZ, TOPLUMA VE İNSANLIĞA HİZMET ETMEK OLMALIDIR”

İnsanın değerinin peşinden gittiği şeylerle ölçüldüğünü kaydeden Erbaş, “İnsan ideali kadardır. İdealiniz sadece kendinizle ilgili olmasın. Milletinize ve insanlığa hizmet etmeyi de idealinize dâhil ediniz. Hangi meslekte olursanız olun gayeniz, topluma ve insanlığa hizmet etmek olmalıdır. Zira karşılığını sadece Allah ’tan bekleyerek İslam ’a, milletimize ve insanlığa hizmet etme uğrunda yaptığınız bütün incelemeler ibadettir. Gencin süsü hoş ahlakıdır. En minik davranışlarınızda bile nezaket, nezaket ve şıklık olsun. Peygamber efendimiz Müslümanı “elinden ve dilinden öteki insanların belli olduğu kimse” olarak tanımlamaktadır. Irkını, sülalesini, rengini, coğrafyasını tercih etmek kimsenin elinde değildir. Ama inancını ve ahlakını cümbür cemaat kendisi seçim eder. Onun için Allah katında yegâne değerinde ölçütü “takva”dır. Tüm imkânlarınızla bildiğiniz ve yaşadığınız güzelliklerin hayata taşınması için gayret edin. İyiliklerin çoğalması ve kötülüklerin azalması için elinizden geleni ve üzerinize düşeni en iyi şekilde yapın. Faydalı çalışmalara katılın ve iyi işlere destek olun” diye konuştu.

Konferansın sonunda Rektör Çomaklı, Erbaş ’a filografi sanatıyla üretilmiş Türk Bayrağı tablosu armağan ederken Erbaş da, Çomaklı ’ya Hadislerle İslam kitabını verdi.

'Bilgiler doğru mu değil mi onu tespit etmek bize düşüyor', başlık adı altında Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde anlık güncellenecektir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum